Don Siegel’in Dirty Harry‘si, sinemanın en tartışmalı polis figürlerinden birini yarattı: Kurallara aldırmayan, adaleti kendi tabancasında arayan Harry Callahan. Clint Eastwood’un canlandırdığı Harry, hukukun yavaşlığına ve bürokrasiye öfke duyan bir Amerika’nın fantezisidir.
“Do you feel lucky, punk?” repliği, bir tehditten çok bir felsefeyi özetler: Adalet, artık kurumların değil, tetikteki bireyin işi olmuştur. Film, 1970’lerin suç korkusunu ve düzen özlemini yansıtırken, aynı zamanda bu özlemin ne kadar tehlikeli olabileceğini de gösterir. Harry kahramandır ama aynı zamanda faşizan bir dürtünün de taşıyıcısıdır.
Dirty Harry, eğlencelik bir aksiyon filmi olmanın ötesinde, güvenlik ile özgürlük arasındaki gerilimi çıplaklaştıran politik bir metindir; kahramanına hayran olurken ondan ürkmemizi ister.