Rocky IV: Komünizmin Gerçek Yüzü Üzerine

Rocky IV (1985), sinemanın Soğuk Savaş propagandasına en çıplak biçimde teslim olduğu anlardan biridir; ve tam da bu yüzden dönemin ideolojik iklimini incelemek için mükemmel bir örnektir. Sylvester Stallone’un Rocky’si ile Dolph Lundgren’in canlandırdığı Sovyet boksör Ivan Drago arasındaki maç, iki sistemin alegorik çarpışmasıdır.

Drago, bir insan değil, bir makinedir: Bilimsel olarak üretilmiş, duygusuz, devletin bir aygıtı. Rocky ise doğal yeteneğin, bireysel iradenin ve “özgür dünya”nın temsilcisidir; karda, ilkel yöntemlerle antrenman yapar. Film, bireycilik ile kolektivizmi bilinçli olarak karşı karşıya koyar.

Bugün geriye dönüp bakıldığında Rocky IV, bir spor filmi olmaktan çok, 1980’lerin Amerikan öz-imgesinin bir belgesidir. Finaldeki “değişebiliriz” konuşması bile, propagandayı bir barış çağrısıyla yumuşatma çabasıdır. Filmi ilginç kılan sanatsal değeri değil, bir çağın korkularını ve fantezilerini ne kadar saf biçimde yansıttığıdır.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir