Paul Greengrass’ın Bloody Sunday‘i, 1972’de Kuzey İrlanda’nın Derry kentinde yaşanan ve İngiliz askerlerinin barışçıl bir yürüyüşe ateş açarak on dört sivili öldürdüğü katliamı, neredeyse belgesel bir gerçekçilikle yeniden kurar. Elde taşınan kamera, doğal ışık ve gerçek zamana yakın anlatı, seyirciyi olayın tam ortasına yerleştirir.
Greengrass, tek bir kahraman yaratmak yerine olayı birçok bakış açısından —organizatör bir milletvekilinden genç bir göstericiye, İngiliz komutanlardan askerlere— izler. Bu çoğul bakış, trajedinin nasıl önlenemez bir kaosa dönüştüğünü gösterir. Film, propaganda tuzağına düşmeden, kurumsal şiddetin mekaniğini soğukkanlılıkla teşhir eder.
Kanlı Pazar, tarihi bir olayı anıtlaştırmak yerine onu yeniden yaşatır; sinemanın tanıklık gücünü, kurmaca ile belgesel arasındaki o verimli sınırda kullanır.