Süper kahraman miti, masum bir çocukluk fantezisi gibi görünse de, kökeninde derin travmalar taşır. Süpermen, yok olan bir gezegenden (Krypton) kaçırılan son çocuktur; bir soykırımdan arta kalan bir mülteci. Yaratıcıları Jerry Siegel ve Joe Shuster’ın Yahudi göçmen kökeni düşünüldüğünde, bu “kurtulan çocuk” miti tesadüf değildir.
Süper kahraman anlatısı, güç ile sorumluluk arasındaki gerilim üzerine kuruludur. Olağanüstü güce sahip bireyin bu gücü nasıl kullanacağı sorusu, aslında modern devletin ve bireyin etik sorusudur. Batman’in adaleti ile intikamı arasındaki ince çizgi, bu türün en kalıcı temasıdır.
Sinema, süper kahramanı 21. yüzyılda çağın merkezi mitolojisine dönüştürdü. Ama bu figürlerin gücü, hep bir kayıptan, bir yıkımdan doğar. Süper kahraman, aslında yasını maskeye çeviren bir yetişkindir; kolektif korkularımızın ve kurtuluş arzumuzun görsel karşılığıdır.