Michael Haneke, çağdaş sinemanın en rahatsız edici ahlakçısıdır. “Buzullaşma üçlemesi” olarak anılan Yedinci Kıta (1989), Benny’s Video (1992) ve 71 Fragments (1994) ile modern Avrupa’nın duygusal donuşunu, şiddetin sıradanlaşmasını ve medyanın aracılığıyla köreltilen vicdanı anlatır.
Haneke şiddeti asla estetize etmez; tersine, seyirciyi kendi bakışının suç ortağı yapar. Funny Games‘te kamera doğrudan bize döner; Caché‘de gözetlenmenin ve bastırılmış tarihsel suçun tedirginliğini kurar. Beyaz Bant ise faşizmin köklerini bir köyün çocuklarında arar.
Onun sineması soğuk, mesafeli ve sabırlıdır; çünkü Haneke için sinemanın görevi teselli etmek değil, rahatsız etmek ve düşündürmektir. Seyirciyi edilgen bir tüketici olmaktan çıkarıp ahlaki bir tanığa dönüştürmeyi amaçlar.