Mini Portre: Lars von Trier ve Manderlay

Lars von Trier, çağdaş sinemanın en provokatif ve en kışkırtıcı yönetmenidir. Dogma 95 manifestosuyla sinemayı sadeliğe çağırdı, sonra da her filmiyle kendi kurallarını yıktı. Onun sineması, seyirciyi rahatsız etmeyi bir ahlaki görev sayar.

Manderlay (2005), Amerika üçlemesinin ikinci filmi olarak, köleliğin kaldırılmasının ardından bile özgürlüğün ne kadar karmaşık olduğunu anlatır. Von Trier, çıplak bir sahnede, tebeşirle çizilmiş bir dekorda oynatır oyuncularını; böylece seyirciyi hikâyenin ahlaki mekanizmasıyla baş başa bırakır.

Trier’in Amerika’yı hiç görmeden Amerika hakkında film yapması, onun tarzının özüdür: Gerçekçiliği değil, alegoriyi arar. Manderlay, özgürlüğün bir armağan değil, öğrenilmesi gereken zorlu bir sorumluluk olduğunu, rahatsız edici bir dürüstlükle gösterir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir