Luis Buñuel’in Bir Cinayetin Provası‘sı (Ensayo de un crimen), öldürme arzusuyla oyalanan ama bir türlü cinayet işleyemeyen bir adamın öyküsüyle, sürrealizmi ve kara mizahı buluşturur. Archibaldo, hayal ettiği her kurbanı, o daha eyleme geçemeden başka bir nedenle ölmüş bulur.
Buñuel, burjuva arzusunun ve fetişizmin ironik bir psikanalizini yapar. Cinayet, gerçekleşmese bile zihinde işlenmiştir; suç, eylemden önce fantezide vardır. Yönetmenin nesnelere —bir müzik kutusuna, bir mankene— yüklediği erotik ve ölümcül anlam, sürrealizmin imzasıdır.
Film, arzu ile suçun, fantezi ile gerçeğin sınırını bulanıklaştırır. Buñuel, bastırılmış dürtüleri bir kara komedinin içinden gösterir; cinayet işlemeyen katilimiz, aslında hepimizin içindeki o gerçekleşmemiş arzuların bir aynasıdır.