Isabelle Huppert, çağdaş sinemanın en cesur ve en gizemli oyuncularından biridir. Yüzündeki o okunamaz dinginlik, en aşırı duyguları bile soğukkanlı bir yoğunlukla taşımasını sağlar. En rahatsız edici karakterlere korkusuzca yaklaşır; asla yargılamaz, sadece var eder.
Michael Haneke’nin Piyanist‘inde bastırılmış arzunun ve kendine zararın ürkütücü portresini çizdi; Claude Chabrol’ün filmlerinde burjuva ikiyüzlülüğünü teşhir etti. Huppert, kolay sempati kurulamayan kadınları oynamaktan çekinmez; onun cesareti, seyirciyi rahat bırakmamasındadır.
Yarım asrı aşan kariyerinde Avrupa auteur sinemasının neredeyse tüm büyük isimleriyle çalıştı. Isabelle Huppert, oyunculuğun bir gösteri değil, bir varoluş biçimi olabileceğini kanıtlar; sinemanın soğuk ateşini, tek bir bakışta yakabilen ender sanatçılardan biridir.