Chaplin ve Amerika’nın Değişimi

Charlie Chaplin’in “Şarlo”su, sessiz sinemanın en evrensel figürüdür: Bastonu, melon şapkası ve delik ayakkabılarıyla, modern dünyanın kenarına itilmiş küçük adamın simgesi. Ama Chaplin sadece güldürmedi; Amerika’nın değişimini de sineması boyunca kaydetti.

Modern Zamanlar‘da fabrika dişlileri arasında ezilen işçi, sanayileşmenin insanı nasıl bir makine parçasına indirgediğini gösterir. Büyük Diktatör‘de Chaplin, sessizliğini bozup faşizme karşı doğrudan konuşur. Onun mizahı hep politiktir: Gülerken düşündürür.

Chaplin’in trajedisi, sonunda bu değişen Amerika tarafından dışlanmasıdır; McCarthy döneminde “komünist” damgasıyla ülkeden ayrılmak zorunda kaldı. Şarlo’nun yürüyüp gittiği o meşhur finaller, Chaplin’in kendi kaderini de önceden haber verir gibidir: Küçük adam, hep yola devam eder.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir