Europa (Lars von Trier, 1991)

Lars von Trier’in Europa‘sı, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından Almanya’ya gelen genç bir Amerikalının, bir tren şirketinde çalışırken kapıldığı kâbusu anlatır. Film, hipnotik bir anlatıcı sesiyle açılır: “Şimdi Europa’dasın.”

Von Trier, siyah-beyaz ile rengi, arka projeksiyonu ve baş döndürücü kamera hareketlerini bir araya getirerek, tarihin bir rüya-kâbusuna dönüştüğü bir görsel dil kurar. Savaş sonrası Almanya’nın suçluluğu, yıkımı ve belirsizliği, bu biçimsel deneyle somutlaşır.

Kahraman, tarafsız kalmaya çalışırken kaçınılmaz olarak tarihin şiddetine sürüklenir; masumiyet, Europa’da mümkün değildir. Film, von Trier’in “Avrupa üçlemesi”ni taçlandırır ve onun biçimsel cesaretinin erken bir zirvesidir. Europa, tarihin ağırlığını bir hipnoz seansına çeviren, tekinsiz ve büyüleyici bir başyapıttır.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir