Volker Schlöndorff’un Swann’ın Bir Aşkı‘sı, Proust’un devasa Kayıp Zamanın İzinde‘sinin bir bölümünü sinemaya uyarlar. Charles Swann’ın, kendisine uygun olmayan Odette’e duyduğu kıskanç, saplantılı aşkı tek bir gün içine sıkıştırır.
Proust’u uyarlamak neredeyse imkânsızdır; çünkü onun edebiyatı olaylarda değil, bilincin akışında, belleğin ve kıskançlığın en ince kıvrımlarındadır. Schlöndorff, bu iç dünyayı görsel bir zarafetle —dönemin salonları, kostümleri, bir müzik cümlesinin tekrarı— aktarmaya çalışır.
Aşk burada bir mutluluk değil, bir hastalıktır: Swann, sevdiği kadını gerçekte tanımaz, kendi hayalini sever ve o hayalin peşinde acı çeker. Swann’ın Bir Aşkı, arzunun kendi kendini besleyen doğasını; sevginin çoğu zaman ötekini değil, kendi imgemizi sevmek olduğunu gösterir.