Robert Bresson, sinemayı “sinematografi” olarak yeniden tanımlayan Fransız ustadır. Profesyonel oyuncular yerine “modeller” kullandı, onlardan oyunculuk değil, yalın varlık istedi. Abartıyı, teatralliği ve duygusal manipülasyonu reddederek, ruhsal olanı en yalın biçimlerle aradı.
Bir Köy Papazının Günlüğü, Yankesici, Mouchette ve Balthazar’a Ne Oldu? gibi filmlerinde, ellere, nesnelere ve seslere odaklanan bir dil kurdu. Onun için lütuf, günah ve kurtuluş, gündelik jestlerin içinde sessizce belirir. Bir eşeğin gözünden dünyanın acısını anlatabilen ender bir sanatçıydı.
Sinematograf Üzerine Notlar kitabı, minimalist sinemanın kutsal metni sayılır. Bresson’un etkisi Schrader’dan Haneke’ye, Dardenne kardeşlerden Kaurismäki’ye uzanır. O, sinemanın gösterişten arındırıldığında en derin manevi güce ulaşabileceğini gösterdi.