1950’lerin sonunda, Cahiers du Cinéma dergisinde yazan bir grup genç eleştirmen —Godard, Truffaut, Chabrol, Rohmer, Rivette— kamerayı ellerine aldı ve sinemayı kökten değiştirdi. Fransız Yeni Dalgası (Nouvelle Vague), stüdyo cilasını reddetti; sokakta, elde kamerayla, düşük bütçeyle ve büyük bir özgürlükle çekti.
Jump-cut, doğrudan kameraya bakış, doğaçlama diyaloglar ve sinema tarihine göndermeler bu akımın imzasıydı. Truffaut’nun 400 Darbe‘si çocukluğun isyanını, Godard’ın Serseri Âşıklar‘ı ise anlatının kurallarını yıktı. “Auteur kuramı”nı da bu genç eleştirmenler geliştirdi: Yönetmen, filmin gerçek yazarıdır.
Yeni Dalga, dünyada bağımsız sinemanın ilham kaynağı oldu; Amerikan “New Hollywood”undan Türk sinemasına kadar her yeri etkiledi. O, sinemanın genç, cesur ve kişisel olabileceğini; kuralların yıkılmak için var olduğunu ilan eden bir devrimdi.