Alfred Hitchcock’un Vertigo‘su, bir gerilim filmi kılığında, saplantı ve arzu üzerine derin bir psikolojik incelemedir. Yükseklik korkusu (vertigo) yüzünden emekli olan dedektif Scottie, takip ettiği kadına âşık olur; onu kaybettikten sonra ise başka bir kadını, kaybettiği hayale benzetmeye çalışır.
Film, sevginin nasıl bir sahiplenme ve yeniden yaratma takıntısına dönüşebileceğini ürkütücü bir dürüstlükle gösterir. Bernard Herrmann’ın hipnotik müziği, sarmal motifler ve o ünlü “dolly zoom” tekniği, Scottie’nin baş dönmesini seyirciye de geçirir. San Francisco, bir düş ile kâbus arasında salınır.
Uzun süre küçümsenen Vertigo, bugün pek çok listede “en iyi film” olarak Yurttaş Kane‘in yerini aldı. Çünkü o, yalnızca bir gizem değil; bakışın, arzunun ve ölümün iç içe geçtiği, sinemanın kendi voyeurist doğasını sorgulayan bir başyapıttır.