Piyanist (Roman Polanski, 2002)

Polanski'nin Piyanist filmi üzerine: hayatta kalmanın sıradanlığı ve sanatın direnci.

Polanski'nin Piyanist filmi üzerine: hayatta kalmanın sıradanlığı ve sanatın direnci.
Modern hayatın en sinematik metaforlarından biri trafiktir: Durmak, beklemek, ilerleyememek. Kırmızı ışıkta bekleyen yüzler, sıkışmış arabalar, kaçış vaadi taşıyan ama bir türlü varılamayan yollar — bunlar, çağın ruh hâlinin görsel bir özetidir. Fellini’nin 8½‘i, açılışında bir trafik sıkışıklığında boğulan adamın…
Rocky IV (1985), sinemanın Soğuk Savaş propagandasına en çıplak biçimde teslim olduğu anlardan biridir; ve tam da bu yüzden dönemin ideolojik iklimini incelemek için mükemmel bir örnektir. Sylvester Stallone’un Rocky’si ile Dolph Lundgren’in canlandırdığı Sovyet boksör Ivan Drago arasındaki maç,…
Don Siegel’in Dirty Harry‘si, sinemanın en tartışmalı polis figürlerinden birini yarattı: Kurallara aldırmayan, adaleti kendi tabancasında arayan Harry Callahan. Clint Eastwood’un canlandırdığı Harry, hukukun yavaşlığına ve bürokrasiye öfke duyan bir Amerika’nın fantezisidir. “Do you feel lucky, punk?” repliği, bir tehditten…
Woody Allen’ın Annie Hall‘ı (1977), romantik komedi türünü hem kuran hem de yapısöküme uğratan bir filmdir. Alvy Singer’ın Annie ile ilişkisini anlatırken Allen, doğrusal anlatıyı reddeder: Karakter doğrudan kameraya konuşur, animasyon sahneleri araya girer, geçmiş ve şimdi serbestçe birbirine karışır.…
James Bond, sinemanın en uzun ömürlü mitlerinden biridir; her on yılda bir yeniden doğar, çünkü aslında bir kişiyi değil, bir arzuyu temsil eder. Soğuk Savaş’ın casusu, tüketim çağının erkeği, teknolojinin ve gücün fantezisi — Bond, ait olduğu dönemin aynasıdır. İlginç…

Nuri Bilge Ceylan'ın Uzak filmi üzerine: mesafe, yalnızlık ve taşra-kent gerilimi.