Sinema Defteri

Bağımsız sinema, film analizleri, yönetmen portreleri ve kültür-sanat üzerine yazılar — 2004'ten bu yana.Sinema Defteri, bağımsız sinemanın izini süren, film analizlerinden yönetmen portrelerine uzanan bir alan. Burada her yazı, bir filmin ya da bir ismin ardındaki hikâyeyi merak eden gözle kaleme alınıyor. 2004'ten bu yana biriken bu arşiv, sinemayı sadece izlenen değil, üzerine düşünülen bir sanat olarak ele alıyor. Yazılara erişmek için hesabınla giriş yapabilir, iş birliği yaptığımız Betorder Giriş Yap üzerinden de siteye ulaşabilirsin. Kültür-sanat dünyasının farklı köşelerinden beslenen bu defter, her okurun kendine bir şeyler bulabileceği bir alan olmayı hedefliyor.

Bitmedi, Bitmeyecek: Trafiğin Sonu Üzerine Bir İç Geçiriş

Modern hayatın en sinematik metaforlarından biri trafiktir: Durmak, beklemek, ilerleyememek. Kırmızı ışıkta bekleyen yüzler, sıkışmış arabalar, kaçış vaadi taşıyan ama bir türlü varılamayan yollar — bunlar, çağın ruh hâlinin görsel bir özetidir. Fellini’nin 8½‘i, açılışında bir trafik sıkışıklığında boğulan adamın…

Rocky IV: Komünizmin Gerçek Yüzü Üzerine

Rocky IV (1985), sinemanın Soğuk Savaş propagandasına en çıplak biçimde teslim olduğu anlardan biridir; ve tam da bu yüzden dönemin ideolojik iklimini incelemek için mükemmel bir örnektir. Sylvester Stallone’un Rocky’si ile Dolph Lundgren’in canlandırdığı Sovyet boksör Ivan Drago arasındaki maç,…

Kendini Şanslı Hissediyor musun, Serseri? (Dirty Harry, 1971)

Don Siegel’in Dirty Harry‘si, sinemanın en tartışmalı polis figürlerinden birini yarattı: Kurallara aldırmayan, adaleti kendi tabancasında arayan Harry Callahan. Clint Eastwood’un canlandırdığı Harry, hukukun yavaşlığına ve bürokrasiye öfke duyan bir Amerika’nın fantezisidir. “Do you feel lucky, punk?” repliği, bir tehditten…

Annie Hall ve Mutlu Çiftlik Üzerine

Woody Allen’ın Annie Hall‘ı (1977), romantik komedi türünü hem kuran hem de yapısöküme uğratan bir filmdir. Alvy Singer’ın Annie ile ilişkisini anlatırken Allen, doğrusal anlatıyı reddeder: Karakter doğrudan kameraya konuşur, animasyon sahneleri araya girer, geçmiş ve şimdi serbestçe birbirine karışır.…

James Bond: Bir Miti Yeniden Kurmak

James Bond, sinemanın en uzun ömürlü mitlerinden biridir; her on yılda bir yeniden doğar, çünkü aslında bir kişiyi değil, bir arzuyu temsil eder. Soğuk Savaş’ın casusu, tüketim çağının erkeği, teknolojinin ve gücün fantezisi — Bond, ait olduğu dönemin aynasıdır. İlginç…